Yayınlar

Uluslararası Turizm Pazarlaması
(Kitapta Bölüm)
Küreselleşmenin beraberinde getirdiği birçok gelişme ve artan iletişim imkânları, ülkeler arasındaki mesafeleri oldukça kısaltmakta, birçok ürün ve hizmetin ülke içinde satıldığı gibi başka ülkelerde de satılmasını mümkün kılmaktadır.  Bu durum, uluslararası bir rekabeti de beraberinde getirmektedir. Bu yüzden, işletmelerin kârlılıklarını sürekli kılmalarında, uluslararası pazarlama faaliyetleri önemli bir yere sahiptir. Bu yönüyle uluslararası pazarlama faaliyetleri, her sektör ve sektör grubu için ayrı ayrı incelenmesi gereken ve dünyada bu alanda gelişmeleri yakından takip edilmesi gereken bir alan olarak görülmektedir.
Temel anlamıyla uluslararası pazarlama “malların hizmetlerin ve fikirlerin ülke sınırlarının ötesinde pazarlanmasıdır’’ (Özcan, 2010: 1). Başka bir tanımla Uluslararası pazarlama; pazarlamanın birden çok ülkede yapılmasıdır (Demircan, 2011:10). İşletmelerin, fiyatlama dağıtım ve tutundurma gibi faaliyetlerini üstlenecek işletme dışı kaynak niteliğinde yabancı bir acenta ile dağıtım anlaşması imzalaması uluslararası pazarlamaya  bir örnek teşkil eder.  Öte yandan 120 ülkede üretim, montaj, satış gibi faaliyetlerle araç, makine ve birçok farklı ürünü pazarlayan Ford gibi işletmelerin yaptığı da uluslararası pazarlamaya örnek teşkil etmektedir (Özcan, 2010:1). Bir diğer tanımla uluslararası pazarlama, işletmelerin dünyadaki müşterilerin ihtiyaçlarına, kendi ülkelerinde ve diğer ülkelerdeki diğer işletmelerden daha iyi cevap verme çabalarıdır (Tek ve Özgül, 2010:209)…
Taş, S., & Başkan, K., (2015). Uluslararası Turizm Pazarlaması. Turizm Pazarlaması Temel İlkeler ve Uygulamalar (pp.459-485), Çanakkale: Paradigma Yayınları.
https://www.kitapsec.com/Products/Turizm-Pazarlamasi-Paradigma-Akademi-Yayinlari-260381.html

Çamlıhemşin Vadisinde Yiyecek İçecek İşletmeleri Menülerinde Yöresel Yemeklerin Kullanımı
(Kitapta Bölüm)
Bir toplumun sahip olduğu kültürel değerler, toplumların yaşam biçimleri, yeme-içme alışkanlıkları üzerinde etkilidir (Güler, 2010). Toplumlar için bir kültür ögesi olarak algılanan yemek (yeme-içme), insanlık tarihinin başlangıcından bu yana sanatsal bir özellik taşımakta olup (Deveci, Türkmen & Avcıkurt, 2013) coğrafyalar değiştikçe yemeklere ait kültürel değerler üzerinde de farklılıklar görülebilmektedir (Sağır, 2012). Bir diğer ifadeyle; yenecek yemeğin malzemelerin hangi hammaddeler olduğu, o hammaddelerin nerelerden, nasıl ve hangi koşullarda elde edildiği, nasıl işlendiği, kullanılan pişirme tekniği, yemeğin yıllık takvim içinde yendiği dönem, nerede saklanıp, nasıl servis edileceği ve tüketileceği o toplumun yemek kültürünü işaret etmektedir (Şengül vd., 2015; Çölbay & Sormaz, 2015). Bir toplumun kültürünü ve yaşam biçimini yansıtan yemek kültürü, turistik destinasyonlar içinde çok önemli bir özelliğe sahip olup, destinasyonların kendilerine özgü özellikleri içerisinde yer alabilmektedir. Yemeklerin bilinirliğinin artması, yemek ve turizm arasındaki ilişkiyi güçlendirmiş, turistik çekicilik açısından yemek unsurunun rolünü arttırmıştır (Uyar ve Zengin, 2015).  Günümüzde insanlar yedikleri ve içtikleriyle her geçen gün daha fazla ilgili olmaya başlamıştır (Kesici, 2012). Turistlerde çeşitli nedenlerle yeni yerlere seyahat etmek, yeni kültürleri tanımak ve tecrübe etmek istemektedir. Yiyecekler de bu tecrübeler arasında yerini almaktadır (Blakey, 2012)…
Taş, S., & Başkan, K., (2017). ”Çamlıhemşin Vadisinde Yiyecek İçecek İşletmeleri Menülerinde Yöresel Yemeklerin Kullanımı”. Gastronomi Üzerine Araştırmalar (pp.373-384), Ankara: Detay Yayıncılık.
https://www.detayyayin.com.tr/urun/gastronomi-uzerine-arastirmalar

Alan Kılavuzu Adaylarının Mesleğe Yönelik Beklentileri Ve Turist Rehberlerine Bakış Açılarının Değerlendirilmesi: Kaçkar Dağları Milli Parkı Örneği
(Kitapta Bölüm)
Kaçkar Dağları Milli Parkı, Türkiye’nin en önemli doğal alanlarından biridir. Bu bölgede gerçekleştirilen turizm faaliyetlerinin sürdürülebilirliğinin daha kontrollü bir şekilde sağlanabilmesi adına, ilgili AlanKılavuzlarının Seçimi, Eğitimi, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik doğrultusunda bölgede alan kılavuzluğu eğitimleri verilmiş ve 2008 yılından itibaren bu alan kılavuzları bölgede faaliyet göstermektedir. 2873 sayılı Milli Parklar Kanununa göre ilan edilen, milli park, tabiat parkı, tabiatı koruma alanı ve tabiat anıtlarını sahip oldukları kaynak değerlerinin korunarak kullanılması ve bu alanlara gelen ziyaretçilere doğru ve sağlıklı bilgiyi aktarmak amacıyla 09/08/1983 tarihli ve 2873 sayılı Milli Parklar Kanununun 16’ncı maddesine dayanılarak hazırlanan yönetmelikte bu hizmeti verebilecek kişiler alan kılavuzu olarak tanımlanmıştır. Bu çalışma da,  Rize, Artvin ve Erzurum sınırları içerisinde yer alan Kaçkar Dağları Milli Parkında, alan kılavuzluğu uygulamasının ve alan kılavuzu olmak için eğitim alan (Nisan/2018 dönemi) adayların bu mesleğe yönelik beklentileri ve turist rehberlerine bakış açılarını değerlendirmek amaçlanmıştır. Veri toplama aracı olarak nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini alan kılavuzu olarak çalışmak isteyen adaylar oluşturmaktadır. Bu evrenden hareketle amaçlı örneklem yöntemiyle çalışmanın örneklemi belirlenmiştir. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formuyla elde edilmiştir. Eğitime tabi tutulan alan kılavuzları adayların turist rehberlerine karşı önyargılı olduğu ve turist rehberlerinin alanla ilgili genel anlamda bilgi sahibi oldukları ancak milli parkın geneline hâkim olmadıkları görüşünün yaygın olduğu sonuçları ortaya çıkmıştır…
Başkan, K., & Taş, S., (2018). Alan kılavuzu Adaylarının Mesleğe Yönelik Beklentileri ve Turist Rehberlerine Bakış Açılarının Değerlendirilmesi: Kaçkar Dağları Milli Parkı Örneği. Turist Rehberliği Üzerine Güncel Araştırmalar (pp.711-724), Ankara: Detay Yayıncılık
https://www.detayyayin.com.tr/urun/turist-rehberligi-uzerine-guncel-arastirmalar

Otel İşletmelerinde İnsan Kaynakları Yönetimi
(Kitapta Bölüm)
Üretim sektörlerinin tamamında insan faktörünün önemi büyüktür. Fakat özellikle hizmet sektöründe insan faktörü en etkin unsurdur. Bu unsurun doğru seçimi, verimli kullanılması, mesleki eğitimi ve gelişimi, işletmelere sağlayacakları katkıların artırılması işletmelerin başarılı ve yüksek verimlilikte üretim yapmasında büyük bir yere sahiptir. İşletmeler bu denli önemli olan ¨insan¨ unsurunun, işletme amaçlarına en uygun şekilde çalışması için etkin bir stratejik yönetim sürecine ihtiyaç duyarlar. Bu ihtiyaç, işletme tarihinde oldukça geniş bir geçmişe sahiptir.
Yirminci yüzyılın ortalarından bu yana yaşanan buhranlı ekonomik iniş ve çıkışa rağmen dünyanın önde gelen gelişmiş ülkeleri, toplumda birçok temel ve geniş kapsamlı değişime sahne olmuştur. Bu değişimlerden en önemlisi şüphesiz ekonomik refahtaki değişimlerdir. Bu durum da bu ülkelerde yaşayan insanların çoğunluğunun yaşam standartlarında gelişmeleri beraberinde getirmiştir (Ivanovic vd, 2016:561). İnsanın üretim faktörleri içindeki yerinin değerinin farkına varılmış ve bu faktör üzerinde daha fazla düşünülmesi gerektiğine kanaat getirilmiştir…
Taş, S., & Başkan, K., (2019). Otel İşletmelerinde İnsan Kaynakları Yönetimi. Temel Kavramları ve Örneklerle Modern Otel İşletmeciliği (pp.213-247), Çanakkale: Paradigma Akademi Basın Yayın Dağıtım.
https://www.dr.com.tr/Kitap/Temel-Kavramlar-ve-Orneklerle-Modern-Otel-Isletmeciligi/Kolektif/Ders-Sinav-Kitaplari/Universite-Ders-Kitaplari/Maliye-Muhasebe/urunno=0001863217001

Rize: Muhlama
(Kitapta Bölüm)
Karadeniz bölgesi son yıllarda oldukça yoğun bir turist cazibe merkezi haline gelmiştir. Bunun en önemli sebeplerinin başında, yörenin tarihi ve doğal özellikleri gelmektedir. Bölge kültürünün en önemli özelliklerinden bir diğeri de mutfak kültürüdür. Bu yüzden bölge mutfak unsurları, kültür endüstrisinde önemli bir yer almıştır. Trabzon’un en önemli cazibe merkezlerinden Uzungöl’de restoran menülerinde, Ordu’da kahvaltı hizmeti veren restoran menülerinde ve Rize’nin en bilindik destinasyonu olan Ayder’de restoran menülerinde, muhlama, mıhlama, kuymak gibi farklı isimlerle yerli ve yabancı turistlere sunulmaktadır (Kabak, 2018:350). İlde hemen hemen her restoranda rastlanması muhtemel olan bu yemeğin bileşenleri yörenin doğal kaynaklarından elde edilebilmektedir.
Türkiye’de kırsal kesimlerde hayvancılık ve tarım genellikle birlikte yürütülmektedir. Rize ili bu iki faaliyeti bir arada yürüten bölgelerden birinde yer almaktadır (Savaş ve Yenice, 2016). Doğu Karadeniz bölgesinin coğrafi özelliklerinin genel yapısı bölge içinde birbirine benzer mutfak kültürünün var olmasına neden olmuştur. Kurak bir mevsimin olmaması nedeniyle bölgede buğday yetişmez. Bu yüzden bölgenin mutfak kültüründe temel gıda ürünlerinden biri mısır ve ondan elde edilen mısır unudur (Kabacık, 2019: 7). Rize’de mısır ununun kullanıldığı ekmek ve yemekler oldukça fazladır. Bunlardan bazıları; mısır ekmeği, muhlama/mıhlama, haşıl/haşil, çılbır, hoşmer, papara, çumur ve haviçi şeklinde sıralanabilir (Başaran, 2016: 142). Doğu Karadeniz bölgesinde bu yemeğin iki farklı ismi olmakla beraber iki farklı hazırlanma süreci de mevcuttur (Dokur, 2009; Karadeniz Kültür Envanteri, 2019). Zira bölgede mısır üretimi, ülkenin % 45 ihtiyacını karşılayacak boyuttadır (Dokur, 2009: 4). Yörede sebze ve meyve üretiminin yanı sıra halk mutfağında hayvan ürünleri de önemli bir yer almaktadır (Rize İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, 2019). Yöre mutfağında yer alan birçok yemek, bu gıda ürünlerinden yapılmakta ve aynı zamanda turistik tesislerde de sunulmaktadır…
BAŞKAN, K., (2019). Rize: Muhlama. Bir Yerin Tabaktaki Kimliği (pp.349-353), Ankara: Detay Anatolia Akademi Kitabevi Yayınları.
https://www.detayyayin.com.tr/urun/bir-yerin-tabaktaki-kimligi

Yat Turizmi
(Kitapta Bölüm)
17. yüzyılda su kanallarında rahatça hareket edebilen teknelere yat denilmiştir. Zamanla bu araçlar Avrupa’da yaygınlaşmış ve teknolojinin de ilerlemesiyle lüks birer ulaşım aracı formuna girmiştir. Yelkenli ve motorlu olmak üzere ikiye ayrılan yatlar, yiyecek-içecek, banyo, tuvalet gibi tüm insani ihtiyaçları giderecek halde dizayn edilmeye başlanmıştır.Türkiye’de yat işletmeciliği, yat limanı ve yat ile ilgili uygulamalar ilk olarak 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanununda yer almıştır. Kanunda Deniz turizmi tesis ve araçları, yatırım ve işletmeciliğiyle ilgili 37/A-4. maddesi doğrultusunda 1983’te “Yat Turizminin Geliştirilmesi Hakkında Yönetmelik” ile düzenlenmiştir. Ardından yönetmelik, 1991 de “Yat Turizmi Yönetmeliği” olarak değiştirilmiş ve yeniden düzenlenmiştir. Yat turizmi giderek gelişmekte olan bir turizm alanıyken onu oluşturan unsurlar, alan yazında giderek daha çok yer bulmaktadır. Türkiye, bulunduğu jeopolitik konum itibariyle Akdeniz ülkesi olmasının verdiği avantajla bu turizm alanında giderek yatırımlarını artıran ülke konumundadır. Bu yönüyle önemli bir turizm alanı olarak yat turizmi dinamiklerini anlayıp yorumlayabilmek için ilgili temel kavramları tanımlamakta fayda görülmektedir.
BAŞKAN, K., (2020). Yat Turizmi. Alternatif Turizm (Turizmin 41 Türü) (pp.354-359), Ankara: Detay Yayıncılık.
https://www.detayyayin.com.tr/urun/alternatif-turizm-turizmin-41-turu

Tiyatro Sanatı ve Turizm
(Kitapta Bölüm)
Boş zaman ve kültür, gelişmiş ülkelerde hane halkı harcamalarında önemli bir öğedir (Casero vd., 2018:178). Bilgi ve ulaşım imkanlarının artması, insanların değişik kültürleri deneyimleme meraklarını da artmıştır (Uygur & Baykan, 2007:45). Bu merakın motivasyonu, turizmde “kültür turizmi” başlığı altında birçok çalışmada irdelenmiş, kültürel unsurların turizm için önemi ortaya konulmuştur. Kültür turizminin bir türü olarak etkinlik turizmi, turistik destinasyonlara katkıları yönüyle önemi giderek artan bir turizm türü olarak görülmektedir. Destinasyonlar, alternatif turizm ürünleri oluşturmak, turist sayısını arttırmak, rekabet avantajı sağlamak, kültür-sanat izleyici potansiyelini geliştirmek gibi birçok sebepten ulusal veya uluslararası etkinlikler düzenlemektedir (Timur vd., 2014:57). Tiyatro gösterileri, bu etkinlikler içerisinde yer alan bir unsur olmasının yanında, başlı başına etkinliklerin ana teması niteliğinde de değerlendirilebilmektedir…
Başkan, K., (2020). Tiyatro Sanatı ve Turizm. Turizm ve Sanat (pp.293-313), Ankara: Nobel Akademi.
https://www.nobelyayin.com/turizm-ve-sanat_16574.html

Contemporary Issues in Tourism and Hospitality a Systematic AppRoach
(Kitapta Bölüm)
Change is an inevitable phenomenon for systems. Looking at the past 15-20 years, it is possibleto see this inevitability in economic, technological and socio-cultural fields in the world. The structures that interact most intensively and effectively with rapid changes and developments in the world are businesses (Taşlıyan & Karayılan Yücel, 2015: 293). It is known that knowledge is the most important resource for the sustainability of businesses. As a matter of fact, a significant majority of the work done in existing business processes is based on knowledge (İpçioglu & Erdoğan, 2005: 93). Today, it has become a necessity for all businesses to adapt to the changes and innovations brought about by the age and to take on a dynamic structure. New processes and new approaches have also affected competitive conditions and it has become very difficult for businesses to maintain their existence. Against these challenges, businesses also aim to create organizational structures that can follow and implement effective innovations (Erşahan, et al. 2015: 613). The concept of organizational ambidexterity, which is considered as a strategy for the ability to manage these two contrasting processes, is considered as a strategic choice in which many studies have been carried out in the business administration literature in recent years…
Başkan, K., (2021). Organizational Ambidexterity in Tourism Industry. Contemporary Issues in Tourism and hospitality (pp.91-119), Lyon: Livre de Lyon.
https://academicworks.livredelyon.com/soc_hum_ad_sci/49/